Büyü dünyanın neresinde olursa olsun, maddi ve manevi, beşerin hırsından veya isteklerinden doğan, uygulanış şekilleri ve ritüelleri bakımından oldukça mistik bir havaya bürünen büyü farklı inançlarda kültürel ve yaşamsal farklılıklardan dolayı değişiklik gösterebilmektedir. Büyüyü yapan kişiye yine farklı etnik kültürlerde farklı isimler takılabilmektedir. Medyum, büyücü, şaman, mago, magico, magician, magier vb. şekilde çoğaltılabilir. İçerisinde bulunduğumuz toplumda büyü ile uğraşan alimlere medyum denilmektedir. Ancak atalarımız olan Türklerde bu kimliğe verilen isim şaman idi. Şamanlar da tıpkı medyumlar gibi çeşitli ritüeller doğrultusunda pek çok büyü yapmaktadırlar. Ancak şamanlık bir inanç olduğundan dini lider olarak da tanımlanmaktadırlar.

Gelelim günümüz medyumlarına, medyumluk bazen insana doğuştan bazen de el verme yöntemiyle geçiş yapabilmektedir. Yukarıdan da anlaşılabileceği gibi herkes medyum olamaz. Ancak yakın çevresinde 3. gözü açık kişiler bulunan bireylere el verme yöntemiyle medyumluk ilmi tahsil olunur. Genelde dedelerden veya büyük annelerin el vermesiyle gerçekleşen bu etkileşim sonucu algıları kapalı olan kişinin, yaşayacağı bir takım deneyimler onun algılarını açar ve görünmez olan şeyi görünür kılar. Büyü ilmi bir hayli geniş skalası olan bir olgudur. Bu olgu içerisinde yüz binlerce olgu ve nesne barındırmaktadır.

Büyü Çeşitleri ve Büyü Malzemeleri

Kuzu kulağından, köpek tırnağına, at pisliğinden, koyunun tüyüne kadar pek çok malzeme büyünün malzemesi olabilmektedir. Büyü çeşitleri içerisinde kullanılan malzemeye göre değişiklik göstermektedir. Kara büyülerde kullanılan malzemeler genelde kirlidir ve beşerin geldiği yerden yani topraktan bir tutam içerisinde barındırmak zorundadır. İyi niyetle yapılan ve medyumların genelde ak büyü olarak tanımladığı ama ilim dünyasında saf büyü olarak geçen büyülerde temiz nesneler bulunmaktadır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi büyünün çeşitleri oldukça fazladır ve bu çeşitleme ihtiyaca göre artabilmektedir. Kısmeti doğduğu günden beri kapalı olan birisi veya dış etkenlerden dolayı kısmeti kapanmış birisi için yapılabilecek en kesin ve kökten çözüm olan kısmet açma büyüsü pek çok medyum tarafından yanlış bir şekilde uygulanmaktadır. Arap büyülerinin ritüelleriyle yapılan bu işlemler genelde doğru sonuçlar vermez. Ancak doğru sonuç verdiğini iddia eden bireylerin böyle düşünmesinin tek sebebi muhakkak ki psikolojik açıdan korunduklarını hissetmektir.

Ülkemizde medyumluk ilminin en büyük yanlışlarından birisi Arapların sihir ritüellerinden faydalanmaktır. Oysa bu konuda en iyi çözüm, şamanlık inancına mensup şamanların yapmış olduğu ritüeller veyahut İbrani kökenli büyülerdir.