Doğaüstü olayların, paranormal veya mistik olarak adlandırılan, beşer akılla kestirim yapılamayacak kadar farklı yollardan yararlanılarak, genelde doğaüstü varlıkların, az da olsa mistik güce sahip nesnelerin yardımıyla elde edilen ve kesin sonuç veren, bazen de kötü şeylere sebebiyet veren olaylar bütününe denilmektedir. Büyünün ilk çıkış tarihi hakkında her dinde farklı bir hikâye bulunmaktadır. İslam aleminde büyünün ortaya çıkışı hakkında herkesin bildiği gibi anlatılagelen hikaye şöyledir:

Harut ile Marut adlı iki melekle birlikte başlayan büyü serüveni iki meleğin kuyudan aşağıya ayaklarından asılmış şekilde bulunmasıyla son bulmaktadır.

“Adem babamızın oğulları olan Habil ile Kabil hikayesini hiç şüphe yoktur herkes duymuştur. Habil’i öldüren Kabil, torununun torununu görecek yaşa gelene kadar yaptığı şeyin vicdan azabını yaşadığı sırada, yolda yürür iken torununun torununun oğluyla yolda karşılaşır. Küçük çocuk babasına “bu kim?” diye sorar ve babası ona “bu senin büyük büyük deden Kabil’dir” der. Çocuk sinirlenir ve bu benim büyük büyük dedem Habilîn katili Kabil mi diye sorar ve yerden aldığı taşı bir hışımla Kabil’in kafasına atar. Kabil olduğu yere yığılır.

Arş-ı ala’da olanları izleyen melekler insanoğlunu kınar ve veryansın ederler. Bunun üzerine Allahuteala meleklere “eğer size de onlara verdiğim gibi nefis ve şehvet verseydim siz de aynısını yapardınız” der. Bunun üzerine melekler “hayır biz yapmazdık” derler. Bunun üzerine Allahuteala “aranızdan en güvendiğiniz iki meleği seçin ve bana gönderin, onlara nefis ve şehvet vererek yeryüzüne göndereceğim” der. Bunun üzerine melekler Harut ve Marut’un takvasına güvendikleri için onları seçtiler. Harut ve Marut Allahuteala’nın emri ile insanoğluna sihri öğretmek için gönderileceklerdi.

Allahuteala nihayet onlara nefis ve şehvet vererek dünyaya gönderdi. Haram kıldı onlara şarap içmeyi, haksız yere can almayı ve zina etmeyi. Ama engel olamadılar şehvetlerine ve yenik düştüler nefislerine. Çöl çiçeği iken Allahuteala’nın hayat üflemesi sonucu güzeller güzeli bir surete bürünen Zühre, güzelliğiyle onların nefsini ele geçirdi. Allahuteala meleklere ahirette mi yoksa dünyada mı azap çekmek istediklerini sorduğunda, Harut ve Marut ahirette azap çekmenin ağır olduğunu ve azaplarını dünyada çekmek istediklerini söyler. Ve Alahuteala onları kıyamete kadar sürecek bir azap çektirdi.

Zühre onlara önce son isteği olan şarabı içirdi, daha sonra bir çocuğu öldürttü ve onlardan Arş-ı ala’nın anahtarı olan İsm-i Azam duasını öğrenip göğe yükseldi.

Büyü insana tanınmış bir nimettir. Bunu iyiye ya da kötüye kullanmak sizlere kalmış. İyi büyü ve kötü büyü yani kara büyülerden ilerideki yazılarımızda bahsedeceğiz.